2010 PİRELLİ TAKVİMİNİN KAMERA ARKASI

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
Bilgisayar ve İnternet, Bölgeler ve Şehirler / No Comments

Merakla beklenen 37. Pirelli Takvimi’nin Londra’da gerçekleştirilen Dünya Galası, dünyanın dört bir yanından gelen basın mensupları, seçkin davetliler ve koleksiyoncuların beğenisine sunuldu. 40 yılı aşkın bir süredir kültürel evrim, güzellik ve fotoğrafçılık uzmanlarının kült objesi haline gelen “The Cal” ile randevu bu yıl, 1875-1982 yılları arasında başkentin tarihi balık pazarına ev sahipliği yapan, Thames nehri kıyısındaki 19.yüzyıl binası Old Billingsgate’de gerçekleşti.

2008 yılı baskısında Patrick Demarchelier’in Çin’in egzotik kenti Şangay’ı takvim yapraklarında ölümsüzleştirmesinin ardından, 2009 yılında Peter Beard Afrika-Botswana’nın el değmemiş doğa güzelliğini takvimin sayfalarına taşımıştı. 2010 Pirelli Takvimi’nin çekimleri ise ABD başkanı Barack Obama’nın seçim kampanyası çekimlerindeki ilk fotoğrafçılardan biri olan ve kışkırtıcı, etkileyici yaklaşımı ile tanınan “yaramaz çocuk” lakablı asi Amerikalı fotoğrafçı Terry Richardson tarafından Brezilya’da gerçekleştirildi.

Richardson, 2010 Pirelli Takvimi’nin yapraklarını süsleyen 30 fotoğrafta oyunbaz ve saf Aşk Tanrısı Eros’a çağrışım yapıyor. Richardson, merceği ile dişiliğin en parlak yönünü yakalayan bir sadelikle fantezilerinin peşinden koşuyor ve doğallığıyla cezbeden, klişelerden kurtulmaya çalışan, üzerindeki tek örtü ironi olan kadını resmediyor.

Böylelikle, Robert Freeman (1964), Brian Duffy (1965) ve Harry Peccinotti’nin (1968 ve 1969) imza attığı ilk sayılara benzerliğiyle dikkat çeken 2010 Pirelli Takvimi, takvimin 60’lı ve 70’li yıllardaki doğal ve özgün atmosferine yani kendi özüne geri dönüyor. Terry Richardson, takvim yapraklarında ünlü selefleri gibi rötuş yapmaksızın doğallığın ağır bastığı, gerçek kadını açığa çıkaran ve günümüzün revaçta olan yapay aşırılıklarını ortadan kaldıran tekniği ile basit bir fotoğrafçılığı gözler önüne seriyor.

POPÜLER SANAT VE RICHARDSON’IN EROS’U BİRLEŞİNCE
Takvim’in ilk sayılarına ilham kaynağı olan popüler sanat öğeleri, Amerikalı fotoğrafçıya özgü Aşk Tanrısı Eros ile birleşerek horoz, kılıç, su fıskiyeleri ve eski lastikler şeklinde Richardson’ın öyküsüne ritim ve ahenk katıyor. 2010 Pirelli Takvimi/nde Richardson Aşk Tanrısı Eros’u dünyevileştirmek için kullandığı atıflarla düzene karşı alaylı bir tavır sergiliyor ve tabulara şekil ve şehvet katıyor.

İtalya’nın Lecce kentindeki Salento Üniversitesi ve Roma’daki Tor Vergata üniversitesinin eski sanat tarihi profesörlerinden Francesco Negri Arnoldi’ye göre bu popüler bir takvim. Arnoldi, 2010 Pirelli Takvimi’ni “geçmişe dönüş ile geleneği birleştirmesi ile tamamen özgün ve doğal dişiliğin cazibesini yeniden keşfetme yeteneğine sahip” olarak tanımlıyor. Takvimin popüler sanata dönüşü ve resimle canlandırılan dili, herkesin anlayabileceği ve yalnız günlük yaşamın kirletebileceği bir dil niteliği taşıyor.

“KULLANDIĞIM TEKNİK, TEKNİKSİZLİK”
Sade ve açık bir anlatıma sahip olan 2010 Pirelli Takvimi’nin yorumlayıcısı Richardson, figürleri moda trendlerinin belirlediği karmaşık ve yapay içeriklerden ve gösterişten uzak bir şekilde resmediyor. Fotoğrafçının sadelik ve esas olana odaklanma yaklaşımı doğrultusunda ortamda gösterişli arka planlar bulunmuyor. Richardson, “Usta bir fotoğrafçı anı yakalar; işte bu nedenle çekimleri ekstra ekipman ve asistan olmadan gerçekleştirdim,” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Kullandığım teknik, tekniksizlik: Mercekler benim gözlerim, etkileyiciliğim, nerede olursa olsun anın gerçekliğini yakalama kabiliyetim; görüntü açıları, renk, ışık, sahne kullanımı, tüm bunlar daima fotoğraf sanatımın temel unsurları olmuştur.”

Takvim’de bibirinden güzel on bir model yer alıyor: Avustralya’dan Catherine McNeil, Abbey Lee Kershaw ve Miranda Kerr, Macaristan’dan Eniko Mihalik, Hollanda’dan Marloes Horst, İngiltere’den Lily Cole, Daisy Lowe ve Rosie Huntington-Whiteley, Sırbistan’dan Georgina Stojilijkovic ve Brezilya’dan Gracie Carvalho ve Ana Beatriz Barros.

Tags: ,

VICTORIA’S SECRET NEW YORK’TA YENİ MAĞAZA AÇTI

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
Bölgeler ve Şehirler / No Comments

Victoria’s Secret New York SOHO ‘da 24000 metrekare mağaza açtı.

Açılışta Victoria’s Secret melekleri, ünlü modeller Behati Prinsloo, Doutzen Kroes, Alessandra Ambrosio ve Marisa Miller Victoria’s Secret’ın New York SOHO’da açtığı yeni mağazasında yılbaşı için hem alışveriş hem tanıtım yaparken, hayranlarına da öpücük gönderdi!

Tags: ,

RIHANNA GECEYE DAMGASINI VURDU

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
Bölgeler ve Şehirler / No Comments

Amerikan Müzik Ödülleri, önceki akşam Los Angeles’ta düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Geceye damgasını vuran isimler, Taylor Swift ve haziran ayında hayatını kaybeden Michael Jackson oldu. Swift’in beş dalda ödül kazandığı gecede, jüri Jackson’ı da unutmadı ve efsane popçuyu dört dalda ödüle layık buldu.

Tamamen çıplak olan vücudunu saran bantlarla sahneye çıkan Rihanna, “Wait Your Turn” adlı şarkısındaki performansıyla ayakta alkışlandı. Ünlü şarkıcı son dönemlerde giydiği transparan ve sıradışı kıyafetlerle sık sık magazin sayfalarına taşınıyor.

Taylor Swift, En İyi Sanatçı dahil beş ödül birden kazanarak gecenin galibi oldu. Geceye katılamayan 19 yaşındaki güzel şarkıcıyla, törende canlı bağlantı kuruldu.

Bu yıl 37’ncisi düzenlenen Amerikan Müzik Ödülleri töreni, Los Angeles’ın ünlü Nokia Theatre salonunda yapıldı. Müzik dünyasının kalbinin attığı törende, Jennifer Lopez’den Jay-Z’ye birçok star sahne aldı.

Tags: ,

TUĞÇE KAZAZ İTALYAN DERGİSİNDE

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
Bölgeler ve Şehirler / No Comments

Tuğçe Kazaz, İtalyan moda dergisi Rossia’nın kış sayısı için objektif karşısına geçti

Geçtiğimiz eylül ayında düzenlenen Milano Moda Haftası’nda Emporio Armani, Luciano Soprani ve Mariella Burani defilelerinde podyuma çıkan Tuğçe Kazaz, İtalyan moda dergisi Rossia ‘nın kış sayısı için objektif karşısına geçti. Kazaz’ın fotoğrafları, derginin 12 sayfasını süsledi.

Tags: ,

NAKKAŞTEPE VAKKO MODA MERKEZİ AÇILDI

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
WWW. / No Comments

Moda ve hazırgiyim sektörünün Türkiye’deki yaratıcısı Vakko, geleceğin moda merkezini Nakkaştepe’de açtı… ABD’li Rex firmasının tasarladığı Vakko Moda Merkezi’nde Vakko’nun kurucusu Vitali Hakko Sanat Kütüphanesi , oditoryum, galeri ve müzeden oluşan Sanat Merkezi de yer alıyor.

DÜŞLER KENTİ İSTANBUL’A 21.YY’IN MODA MERKEZİ

Vakko Holding’in 2 yılda tamamladığı ‘Vakko Moda Merkezi’ Devlet Bakanı ve Basmuzakereci Egemen Bağış’in katıldığı bir tören ile hizmete açıldı. Geçen yıl Vakko Üretim Merkezi’ni Esenyurt’ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı bir törenle hizmete açan Vakko Holding, bu yıl da tamamı cam kaplı dış cephesiyle dünyada bir ilki temsil eden Vakko Moda Merkezi ’nin açılışını gerçekleştirdi. Dünyanın en ünlü mimarlık şirketlerinden biri olan ABD’li REX tarafından tasarlanan merkezin, mimari ve mühendislik çevrelerinde şimdiden adından söz ettirdiğini belirten Vakko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, “Bu yapının bütün ayrıntılarında Vakko titizliğini ve kusursuzluk ilkelerimizin gereklerini yerine getirmeye çalıştık. Türkiye’de ilk, dünyada nadir rastlayabileceğiniz bu merkezin duvarları sanatla iç içe bir geçmişin izlerini yansıtırken; camları, aynaları ise Vakko’nun geleceğini yansıtıyor” dedi.

75 yıldır moda dünyasında ilklere imza atan Vakko, Nakkaştepe’de hayata geçirdiği Vakko Moda Merkezi Projesi ile sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da fark yaratacak bir yeniliğe daha imza attı.

Yurtiçi ve yurtdışından, moda, sanat ve iş dünyasından önemli isimlerin de hazır bulunduğu muhteşem bir törenle hizmete giren Vakko Moda Merkezi’nin açılışını Baş Müzakereci ve Devlet Bakanı Egemen Bağış gerçekleştirdi.

Dünyaca ünlü DJ Donna d’Cruz’un performansıyla renklenen, siyah ve gri tonların hakim olduğu gecenin menüsü ünlü şef Carlo Bernardini tarafından hazırlanırken, İspanyolların dünyaca ünlü dans grubu Fuego da iki kez üst üste geceye özel hazırladıkları show ile sahne aldılar.

“Düşler kenti İstanbul’a armağanımız…”
Vakko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko “2010’u Türkiye’nin ilk kez tanışacağı bir konseptte inşa edilmiş, kendi başına bir sanat eseri olmaya aday bir proje ile karşılamaktan çok mutluyuz. Binlerce yıllık geçmişi ile bizim ‘Düşler Kenti’ olarak nitelendirdiğimiz İstanbul”a 21. yüzyıl mimarlığının evrensel değerde bir örneğini armağan ediyoruz” dedi.

“Sanat duvarları köklü geçmişi; camlar ve aynalar geleceği simgeliyor”
Yapının bütün ayrıntılarında Vakko titizliği ve kusursuzluk ilkesinin gereklerini yerine getirmeye çalıştıklarını belirten Cem Hakko, “Türkiye’de ilk, dünyada nadir rastlayabileceğiniz bu merkezin duvarları sanatla iç içe bir geçmişin izlerini yansıtırken; camları, aynaları ise Vakko’nun geleceğini yansıtıyor” dedi. Vakko’nun daha 1950’lerde Feriköy’deki ilk emprime tezgahlarını kurduğunda Bedri Rahmi Eyüboğlu’da danıştığını belirten Cem Hakko, Vakko’nun tarihi ile sanatın her zaman iç içe geçtiğine dikkat çekti. Cem Hakko şöyle devam etti: “1969 yılında Vakko’nun Merter’deki fabrikasının projesini mimar Haluk Baysal çizdi ve fabrikamızı Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan Eren Eyüboğlu’na, İlhan Koman’dan Hasan Kavruk’a, Haluk Tezonar’dan Mustafa Pilevneli’ye, Jale Yılmaşabar’dan Şadi Çalık’a kadar pek çok sanatçımızın eserleriyle donattık. O yıllarda Vakko Merter, Türkiye’de modern fabrika mimarisinin ilk sıra dışı örneğini oluşturdu. Aslında bugün açılışını yaptığımız Vakko Moda Merkezi, Merter’in 2010 versiyonudur diyebiliriz. İkisinin arka planında da aynı yenilikçi vizyon yer alıyor.”

“Moda artık sanatla, mimariyle, teknolojiyle iç içe geçmiş bir bütün”
Vakko’nun 75 yıldır yalnızca moda üretmediğini; her alandaki ‘öncü’ tavrı ile ‘çağdaş’ bir eğilimi de ortaya koyduğunu söyleyen Cem Hakko, “Biz 1969 yılında Merter’de yarattığımız fabrikamızla modanın artık sanatla, mimariyle, teknolojiyle iç içe geçmiş bir bütün olduğunu ilk kez ortaya koyduk” dedi. 2008 yılında bir karar alarak; o güne kadar entegre olarak tek yapı altında yürüttükleri üretim ve tasarım çalışmalarını ikili bir yapıda sürdürmeye karar verdiklerini belirten Cem Hakko, Esenyurt’taki Vakko Üretim Merkezi’nin bu yaklaşımın ilk adımı olduğunu ifade etti. Bu anlayışın ikinci adımının ise Vakko Moda Merkezi olduğunu söyleyen Hakko; Vitali Hakko Sanat Kütüphanesi , oditoryum, galeri ve müzeden oluşan Sanat Merkezi ile ilgili olarak da şu bilgileri verdi: “Müzede Vakko Grubu’nun elindeki bütün sanat eserleri sergilenecek. Çok önemli yerli ve yabancı eserlerin icra edileceği, Vakko Dostları’nın yararlanacağı Oditoryum 200 kişiyi aynı anda ağırlayabilecek kapasitede. Vakko Grubu’na büyük bir heyecan veren Vitali Hakko Sanat Kütüphanesi ise alanında bir ilk olarak, Kütüphaneler Haftası çerçevesinde kapılarını 31 Mart 2010’da tüm sanatseverlere açacak.”

“Biz hayal ettik, onlar tasarladı; temel duygumuz öncülük misyonu idi”
Dış cephesinde beton ya da başka bir malzeme kullanılmaksızın baştan aşağı camla kaplanan bina, kendi kendini taşıyabilen özel camlarıyla dünyada bir ilki temsil ediyor. Dünyanın en ünlü mimarlık şirketlerinden biri olan ABD’li REX tarafından tasarlanan merkezin, tamamen camdan oluşan yapısıyla mimari ve mühendislik açıdan ciddi bir sanat eseri olarak şimdiden mimari çevrelerde adından söz ettirmeye başladığını belirten Cem Hakko, eserin arkasındaki en önemli duygunun ‘öncülük misyonu olduğunu’ vurguladı. Cem Hakko, “Dünyanın en ünlü mimarlık firmaları arasında yaptığımız detaylı seçim sonucu dünya çapında sıra dışı işlere imza atmış New York’lu REX ofisinde karar kıldık. Biz hayal ettik, onlar hayat verdi ve sadece bizi değil ülkemizi de gururlandıracak bir eser çıktı ortaya” dedi.

Merter’deki ‘sanat duvarları’ artık Nakkaştepe’de
Vakko olarak 75 yıllık yenilikçi moda geleneğinin hem yaratıcısı hem de uygulayıcısı olduklarını ifade eden Cem Hakko, “Biz sürekli ileriye bakan bir grubuz. Ancak yenilikçi adımlarımızı atarken geçmişimize, köklerimize de sıkı sıkıya bağlıyız. Bunun en iyi örneklerinden birini, bu açılışımız vesilesiyle sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz” diyerek, Merter’deki eski Vakko Fabrikası’nın duvarlarında yer alan Bedri Rahmi Eyüboğlu, Jale Yılmabaşar ve Nevzat Yüzbaşıoğlu’nun eserlerinin bulunduğu 8 duvarı Nakkaştepe Vakko Moda Merkezi’ne taşıdıklarını söyledi. Bu duvarları Vakko çalışanları ve Vakko sevenleriyle buluşturmaya devam ettiklerine dikkat çeken Hakko, şöyle devam etti: “Biz gerekeni yaptık ve sanat eserlerimizi kaderlerine terk etmedik. Bu duvarların, hem Vakko tarihi hem de tüm Vakko tutkunları için çok özel bir anlam ve önemi olduğunun bilincindeydik. Bütün zorluklara rağmen bu değerli eserleri koruyup, Vakko Moda Merkezi’nin en güzel köşelerine yerleştirerek onları yaşatmaya devam ediyoruz.

Vakko Moda Merkezi hakkında…
 Şu andaki yerinde önceden tamamlanmamış bir otel bulunan yapı yangına ve depreme dayanıklı özel bir camla kaplı.
 Tüm binanin dış cephesinde 172 panelden oluşan bu direnci artırılmış ultra ince cam 855 metrekarelik bir alanda uygulandı. Showcase de ise 855 panellik ayna toplamda 2318 m2lik alanda uygulandi. 1300 metrekarelik şeffaf ofis alanında toplam 200 kişinin çalışabileceği 56 oda bulunmakta.
 Yapı için toplam 400 ton çelik kullanıldı.
 Dış ve iç yapısına olduğu kadar alt yapısına da oldukça dikkat gösterilen yapının havalandırma, ısıtma gibi alanları için 12 bin metre boru kullanıldı.
 İçinde 4 radyo istasyonu ve bir de müzik televizyonun hizmet verdiği Power Group’u da barındıran Vakko Moda Merkezi için 250 bin metre de kablo çekildi.

Tags: ,

DIESEL 2010 İLKBAHAR YAZ REKLAM KAMPANYASI

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
Bilgisayar ve İnternet / No Comments

Diesel, “Be Stupid /Aptal Ol” 2010 İlkbahar-Yaz reklam kampanyasıyla aptallığın tüm eğlenceli ve iyi yanlarını gözler önüne sererek, “We’re with stupid. /Aptalların yanındayız” diyor.

Biri “Aptal olma” dediğinde, aslında “cesur olma, eğlenceli olma.. Mizah duygunu göm ve ciddi ol” demek istiyordur. Diesel son reklam kampanyasında buna karşı çıkıyor. Be Stupid reklam kampanyası, aptallığın aslında ne kadar cesur, yaratıcı ve yeniliğe açık bir meziyet olduğunu anlatıyor. Yaptıklarıyla daima cesur, yaratıcı ve yeniliğe açık moda markası Diesel, kendini de yeni kampanyasıyla özdeşleştiriyor.

Diesel yaratıcı ekibinin, anglo-amerikan yaratıcı reklam ajansı Anomaly ile birlikte hazırladığı basılı yayın ilanlarında etkileyici ve renkli bir tipografi eşliğinde kışkırtıcı sloganlar ve had safhada eğlenceli fotoğraflar bir arada yer alıyor. Çekimleri Kaliforniya’da gerçekleştirilen reklam kampanyasında bir otobüs, 4 ev, park, hayvan bakıcısı, çöl, bar, fotoğraf stüdyosu, süpermarket, sevimli bir fil, kurtlar gibi aptalca birçok malzeme bir araya getirilerek, eğlenceli kareler oluşturulmuş. Kampanyanın fotoğraflarını ise fotoğraf sanatçıları Kristin Vicari, Melodie McDaniel and Chris Buck çekti.

Diesel, yeni kampanyasına birçok farklı sloganla dolu afişlerle hazırlanmış. İlanlarda yer alan sloganlardan bazıları şöyle; “Zekiler aklını, aptallar kalbini dinler”, “Aptal başarısız olabilir, Zeki denemez bile”, “Zekilerin planları, aptalların hikayeleri vardır”, “Zeki eleştirir, aptal yaratır”

Diesel yaratıcı ekibinin ve Anomaly’nin Jackass‘a olan göndermesiyle, Seven Nation Army’siyle ve gençliği ön plana alan çalışmalarıyla “Be Stupid“, sansasyon yaratacak gibi görünüyor.

Diesel’in klasik kırmızı “Successful Living” logosu da “Be stupid” kampanyası ile birlikte kampanyanın imzası niteliğinde geri dönüyor.

Be Stupid kampanyası her birimizi, Diesel’in ana sloganı da olan “başarılı yaşam’ın (successful living) anahtarı olarak “aptal” olmaya çağırıyor. Bunu da ancak beynimizi değil kalbimizi dinlemekle başarabiliriz.

ÇOK YAŞA APTALLIK!

Tags: ,

Victoria’s Secret Meleği Top Model Candice İstanbul ’da

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
fullwebhatti.com / No Comments
Geçtiğimiz yıl Hadise’yi reklam kampanyasının yüzü yaparak büyük ses getiren Yedigün bu kez dünyaca ünlü top model Candice’yi İstanbul’a getirdi.

Serdar Ortaç’la ses getiren konserlere imza atan, geçtiğimiz yıl Hadise ile başarılı bir reklam kampanyasını sürdüren Yedigün, bu kez dünyaca ünlü bir top modeli İstanbul’a getiriyor. Bu yıl düzenlenecek büyük bir tanıtım kampanyasının önemli bir parçası olacak olan ve Yedigün reklamlarında oynayacak Candice Swanepoel Güney Afrika doğumlu. 21 yaşındaki genç model 1.75 cm boyunda ve 84-60-86 ölçüleriyle ve 34 bedeniyle dikkat çekiyor. 16 yaşından itibaren uluslar arası modellik yapmaya başlayan Candice, 2005 yılında Yunanistan’da Vogue dergisine kapak olmayı başarmış. Yedigün’ün reklam çekimlerinde yer almak üzere önümüzdeki hafta İstanbul’a gelecek olan ünlü model aynı zamanda Yedigün’ün düzenleyeceği lansman partisine de katılacak.

Üç yıldır Victoria’s Secret moda şovlarında podyuma çıkan Candice Swanepoel, genç yaşına rağmen dünyanın en büyük moda evleriyle çalıştı. Alice Roi, Amuleti J, Marc Valvo, Cynthia Rowley, Heatherette, Philosophy di Alberta Ferretti, Sass & Bide, Ter et Bantine, Trussardi, Zang Toi, Bluegirl, Agatha Ruiz de la Prada,Amuleti J, Baby Phat, Betsey Johnson, Charlotte Ronson Candice Swanepoel’ın çalıştığı dünyaca ünlü moda evlerinden sadece bir kaçı.

Tags: , ,

HADİSE’NİNÇANTASI ÇAKMA

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
Bölgeler ve Şehirler / No Comments

İnternetten satış yapan bazı alışveriş sitelerindeki dolandırıcılığın son mağduru Hadise oldu. Ünlü şarkıcı, çok beğendiği Louis Vuitton imzalı çantayı, internetteki bir siteden satın aldı. Fiyatı 795 dolar olan çantanın orijinal olduğunu düşünen Hadise, dolandırıldığını ancak Fransa’daki havalimanına gidince anladı! “Çakma ürünler” konusunda son derece hassas olan Fransız havalimanı güvenliği; Hadise’nin çantasının sahte olduğunu uzun bir incelemenin ardından fark etti. Çantayı internetten satın aldığını yetkililere anlatan seksi şarkıcı, Fransa’da adeta kaçakçı muamelesi gördü. Yaklaşık 1 saat havalimanındaki yetkililere işin gerçeğini anlatan Hadise, çakma çantasını orada bırakıp havalimanından ayrıldı. Bu arada Hadise’nin yanında sevgilisi Sinan Akçıl’ın da olduğu konuşulanlar arasında.

Bilerek satın alan ünlüler var
Orijinal sandığı çantasının çakma olduğunu büyük bir sıkıntı sonucu anlayan Hadise’nin aksine, bilerek sahte ürünler satın alan ünlülerin olduğu biliniyor. Özellikle Kapalıçarşı civarındaki “çakma ürün” satan dükkanlara giden Aysun Kayacı gibi isimler, tanınmamak için şapka ve gözlük takıyor. Sibel Can ve Bülent Ersoy’un ise imitasyon taşlı mücevherler satın aldığı konuşuluyor.

Tags: ,

PODYUMA ÇIKMAK İÇİN ACELEM YOK

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
Bilgisayar ve İnternet / No Comments

Henüz yeni doğum yapan Çek manken Karolina Kurkova, meslekdaşlarının aksine podyuma çıkmak için bir acelesinin olmadığını, artık tek önceliğinin bebeği olduğunu söyledi!

Çek Cumhuriyeti`nin dünya podyumlarına kazandırdığı en ünlü isim hiç kuşkusuz Karolina Kurkova… Seksi manken, ocak ayında `Tobin` isimli bir erkek çocuğu dünyaya getirdi. Senarist nişanlısı Archie Drury ile New York`ta mutlu bir hayat süren Kurkova, Fransız Paris Match dergisine, evliliği ve bebeği hakkında açıklamalarda bulundu.

Henüz yeni doğum yapmış olmanıza rağmen, son derece formda gözüküyorsunuz…
Teşekkür ederim. Sanırım, süt vermek, formuma yeniden kavuşmakta yardımcı oluyor. Ayrıca cildimin ve vücudumun sıkılaşması için bol bol yüzüyorum. Gelecek aydan itibaren yeniden kardiyo ve vücut çalışmalarına başlıyacağım.

Cildiniz de son derece parlak… Güzellik sırrınız nedir?
Nemlendirici kullanmaya özen gösteriyorum. Olabildiğince doğal ürünlerden yapılan, kozmetik malzemlerini kullanıyorum. Chanel ve Guerlain gibi markaların kırışıklık bakım kremleri de vazgeçilmezlerim arasında…

Bu kadar formda göründüğünüze göre sizi yakında podyumda göreceğiz demek öyle değil mi?
Tam tersine, podyuma çıkmak için hiçbir acelem yok. Bebeğimle olabildiğince kaliteli zaman geçirmeye, annelik ve mesleğim arasında bir denge kurmaya çalışacağım. Bebeğimi görmeden uzun süre zaman geçirebileceğimi sanmıyorum. O yüzden, bebeğim rahatlıkla sayahate çıkacak hale gelinceye kadar, defileler için New York`u da terk etmeyeceğim.

Sürekli moda ile iç içesiniz… Moda hakkında ne düşünüyorsunuz, modayı yakından takip ediyor musunuz?
Aslında modayla çok ilgili değilim. Modayı çok yakından takip etmek, sürekli aklımın moda ile meşgul olması fikri bana garip geliyor. Nasıl giyinmeyi seviyorsam, öyle giyiniyorum. Kot pantalon ve Converse`lerimle çok rahatım.

Suda doğum yaptınız. Zorlandınız mı? Neler hissettiniz doğum sırasında?
Son derece heyecan verici bir süreçti. Bir arkadaşımdan öğrendim, suda doğumu… Onun anlattıkları, bana son derece heyecan verici geldi. İnternette biraz araştırdık. Nişanlım da hem benim hem de bebek için bu doğum yönteminin son derece uygun olduğunu söyledi. Gerçekten de suda doğum, bebeğin daha sakin ve huzurlu olmasını sağlıyor. Benim bebeğim de çok huzurlu ve mutlu.

Çok şanslı bir kadınsınız. Sizce mutluluğun tarifi nedir?
Hayatta olmak, bence başlı başına en büyük mutluluk. Sağlıklı olmak, sevdiğin biriyle olmak, güzel bir ailenin olması da insanın mutlu olması için yeterli bence… Para, iş hayatı gibi şeyler sürekli bir mutluluk vermez bence insana… Aşk, daha önemli.

Bir manken olarak, çok kalorili olduğunu bile bile yine de yediğiniz ve size suçluluk hissetiren şey nedir?
Çikolata ve dondurma… Tatlılar olmadan hayat geçmez bence. Tatlısız yaşayabileceğimi cidden sanmıyorum!

Tags: ,

ARAMIZA HOŞGELDİN VOGUE

Posted by seslimanken on Mart 06, 2010
Bilgisayar ve İnternet / No Comments

Uzun süredir merakla beklenen Vogue Turkiye, okuyucusuyla buluştu.

Vogue Turkiye, Conde Nast’in, Doğuş Grubu ORTAKLIĞI ile hayat buldu. Vogue Turkiye,Vogue’un yayinlandigi 18. ulke oldu. Amerikan Vogue dergisine bağlı olan Vogue Türkiye’nin ilk sayisi 562 sayfa kalınlığında. Büyük bir gizlilik icinde hazirlanan Vogue Türkiye’nin Mart 2010 kapaginda model Jessica Stam var. Jessica Stam unlu moda fotografcisi Patrick Demarchelier tarafindan görüntülendi. Jessica’nin kapak elbisesi supriz bir isim Giles imzasi tasiyor.

Tags: ,